Yaz Tatilini Nasıl Değerlendirebilirsiniz?

08.06.2018

Eğitim ve öğretim yılının sonuna gelirken hem ailece verimli bir yaz tatili geçirebilmeniz hem de öğrencilerimizin okul başarısına fayda sağlayacağını, öğrendiği yeni bilgi ve becerileri pekiştireceğini düşündüğümüz bazı önerilerde bulunacağız.

Sene sonuna yaklaştığımız bu günlerde öğrencilerimizi yaz tatilinde evdeki kuralların, sınırların esneyeceği, daha özgür olacak olmanın ve sorumluluklarının bir miktar azalacağının heyecanı ve mutluluğu, diğer taraftan ise arkadaşlarından, öğretmenlerinden ve gününün büyük kısmını geçirdiği okulundan ayrılacak olmanın hüznü sarar. “Mola” olarak tanımlayabileceğimiz tatiller, mutluluk ve burukluk duygularının bir arada bulunduğu, karmaşık hislerin yaşandığı dönemlerdir. Karnedeki notlar, çocuklar için, akademik olarak hangi düzeyde olduklarını, sene boyunca öğrenmenin ne kadar gerçekleştiğinin yazılı bir göstergesidir. Öğrencilerimizin karneleri değerlendirilirken notlarının onların zeka durumunun göstergesi olmadığı, okul başarısının bir çok içsel-dışsal etkenlere bağlı olduğu unutulmamalıdır. Geniş anlamıyla başarısızlık, öğrencinin gerçek yeteneğiyle okul performansı arasındaki zıtlık olarak tanımlanabilir. Zihinsel gelişimin yanı sıra, bedensel, duygusal ve toplumsal gelişim yüzleri de sağlıklı olan bir çocuk, dengeli ve düzenli bir aile ortamında başarılı olabilir. Aile, çocuğun tüm gelişiminde etkili olduğu kadar, ona ilk gelişim ve deneyim fırsatlarını hazırlaması açısından “okul başarısı”nda etkili olan bir kurumdur. Aile içi ilişkilerin dengeli ve düzenli olması, çocuğun başarısını olumlu açıdan etkiler. Böyle sağlıklı bir aile ortamında çocuk, karşısında anlayışlı, kendine güven veren, sorunlarıyla yakından ilgilenen bir anne ve baba bulur. Bu tür ailelerde çocukla kurulan başarılı iletişim sayesinde onun çalışması desteklenir, başarısızlığı anlayışla karşılanarak mantıklı çözümler birlikte aranır.

Yaz tatili çocuklar için büyümenin hız kazandığı, zihnin bir miktar boşaltılıp koşuşturmanın azaldığı ve “an”da kalarak yavaşlandığı, akademik yıl süresince doya doya oynayamadığı oyunları, göremediği arkadaşlarını görebileceği, daha esnek sabah uyanma ve akşam uykuya geçiş saatlerine kavuştuğu, yeni bilgiler öğrenmedikleri fakat yıl içinde öğrendikleri bilgilerin bellekten kaybolmaması için pekiştirilmesinin gerçekleştirildiği ve gelecek sene için motivasyonu arttıran bir ön hazırlık fırsatıdır.

Çocuğunuz kendisinin tatilde olduğu hissetsin.

Çocuğunuzla birlikte yapacağınız bir tatil programının mutlak önceliği çocuğunuza kendisini tatilde olduğunu hissettirmesi olmalıdır. Bunun yanı sıra ihtiyaç hissettiği derslerin bilgilerini tekrar edip pekişmesini sağlaması, kitap okuması, oyun, eğlence ve gezi gibi etkinlikleri içermesi tatili daha verimli hale dönüştürür. Açık havada yapacakları fiziksel aktiviteler, arkadaşlarıyla yapılan planlar, bol bol arkadaşlarla yüz yüze iletişimde bulunup, oyunlar oynanması; gelişim dönemlerine uygun tiyatro, sanat, bilim temalı çeşitli atölye çalışmaları, ilgilerini çekebilecek müze, sergi ve şehir gezileri, yaz okulları değerlendirilebileceğiniz alternatifler içerisinde yer alabilir.

Uzun yaz tatili döneminin birinci amacı çocuğun dinlenmesi ve eğlenmesidir. Anne-babanın yoğun çalıştığı durumlarda yaz tatilini evde tek başına televizyon ya da bilgisayar karşısında geçirmek ise çocuğun bilişsel, duygusal ve en önemlisi sosyal gelişiminde olumsuz etkiler yaratır.

Yaz okulu alternatiflerini değerlendirebilirsiniz.

Yaz okulu uygulamaları çocukların tatil planlarında iyi bir alternatif olarak değerlendirilebilir. Özellikle evde tek başına uzun saatler geçirecek bir çocuğun yaşıtları ile birlikte sosyal bir ortamda etkinliklerde bulunması sosyal becerilerinin gelişmesine yardımcı olacaktır. Çocuğun bireysel ihtiyaçlarına, ilgi alanlarına ve kişisel özelliklerine en uygun olan yaz okulunu seçmek için anne-babanın yaz okulu alternatiflerini araştırması önemlidir. (İstanbul il genelinde spor, sanat çalışması, İngilizce dil eğitimi odaklı gibi farklı yapılarda yaz okulu alternatifleri bulunmaktadır.)

Tatil dönemi özellikle çalışan anne-babaya sahip çocuklar için çok daha önemlidir. Hem ebeveynler hem çocuklar dört gözle yaz tatilini beklemektedir. Tatilin huzurlu geçmesi için ebeveynlerin tolerans düzeylerinin yüksek ve empatik olmaları çok önemlidir. Tatil döneminde yapılabilecek alternatif planlar (çocuk tiyatroları, sinema, arkadaşlar ile yapılacak planlar, şehir turu, ilginç müzeler-oyuncak müzesi, bilim merkezi, arkeoloji müzesi, yaz kampları-okulları, sanat atölyeleri vb.) eğer anne-baba zaman ayırabilirse çocuklar için gerçek anlamda bir tatil geçirme, anı biriktirme ve yeni döneme içsel kaynakları güçlenmiş şekilde başlama şansını doğurur.

Tatil döneminde her çocuk anne-babası ile birlikte etkinliklere katılmaktan keyif alacaktır. Eğer yapılacak etkinliklerin planını birlikte yapabilirlerse çocuk için çok daha kıymetli olur. Onların küçük-genç bedenleri ve zihinleri tüm yıl boyunca biz yetişkinlerden çok daha fazla yorulup, yıpranıyor. Tatil dönemi çocuklar için her gün yapmak zorunda kaldıkları işlerden uzaklaşmak (erken kalkmak, sınavlara hazırlanmak, ödevleri yetiştirmek, oyuna daha az zaman ayırmak vb) için de bir fırsattır.

Bizler kendimiz için nasıl tatil hayalleri ve planları yapıyorsak (kafamızı dinlemek, yavaşlamak, stres azaltmak, sessizlik vs.) çocukların da planları olabileceğini akıllarımızda tutmalıyız (eğlenmek, kuralların bir miktar esnemesi, arkadaşlarla planlar yapmak ve eğlenmek, daha çok hareket etmek vb..) Ancak günümüz toplumunun genel problemi haline gelmiş olan teknoloji düşkünlüğü sebebiyle, planları tüm gün televizyon seyretmek ya da bilgisayar-ipad oynamak olduğunda anne-baba olarak doğru bir yönlendirme yapmak, hem keyif alacakları hem de kişisel olarak gelişimlerini destekleyecek fırsatlar sunmak önemlidir.

Yaz tatili döneminde öğrenme becerilerinin geliştirilmesi, 4 bilişsel alanın desteklenmesi için öğretmen tarafından yapılacak öneriler ve ipuçları sizlere ve çocuğunuza yol gösterici olup öğrenmenin devamlılığını ve pekişmesini sağlayacaktır.

Çocuğunuz Yazın da Bilgisayarın Başından Kalkmıyorsa Ne Yapabilirsiniz?

Yirminci yüzyılın önemli buluşlarından biri olan bilgisayar, insan yaşamında giderek önemli bir yer almaya başlamıştır. Bilgisayarın, iyi değerlendirildiği takdirde çocuğun eğitim ve gelişimine olumlu katkılarının olduğu gerçektir. Diğer taraftan, aşırı televizyon izleme veya ipad ile vakit geçirme ön beyin korteksinin görevlerinden olan  planlama, organizasyon, dikkat ve öz-denetim üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Bu sebeple, ebeveynin sorumluluğu program ve oyunların içeriklerini denetlemek olmalıdır. Onları eğitimsel değerler içeren oyunlara yönlendirebilirsiniz. 3-5 yaş dönemindeki çocuklar için anımsama, gruplandırma, el-göz koordinasyonuna ilişkin görevler içeren programlar, 6-8 yaş için okuma, yazma, mantık yürütmeyle ilgili etkinlikler, 9-12 yaş için soyut kavramlar, ileri düzeyde sorun çözmeyi içeren materyaller seçilmelidir. ide okulları olarak, bu noktada daha iyi ve kalıcı öğrenmelerine katkıda bulunacak Mental up dijital temelli zihinsel gelişim programını kullanmanızı tavsiye ederiz.

Tüm yaş grupları için oyun önerilerimiz:

*Go go gelato

*Labirent

*Koridor zeka ve strateji oyunu

*Abalone

*Yaş grubuna uygun puzzle

*Tabu

*Monopol junior – adult

*Katamino

*Scrabble

 

Diğer yazılar

Çocuklarda Teknoloji Kullanımı ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

30.11.2018

Çocuklarda Teknoloji Kullanımı ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Teknoloji ve internetin hayatımız üzerindeki etkisi her geçen gün artıyor. Teknolojik gelişmeler, aynı zamanda insanlara sınırsız iletişim olanağı ve birçok bilgiye kolayca ulaşabilme şansı sunuyor.

Anaokulu Eğitimi, Çocuğa Hangi Yetkinlikleri Kazandırır?

05.10.2018

Anaokulu Eğitimi, Çocuğa Hangi Yetkinlikleri Kazandırır?

Okul öncesi eğitimin ileriye dönük kalıcı etkileri olduğu yadsınamaz. Bu süreç içerisinde kazanılan davranış biçimleri, tüm yaşam boyunca devam eder. Bu nedenle bu dönemin sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi, mutlu ve yaratıcı bireyler yetiştirilmesi açısından da önem taşır.

logo
Neden İde?


ide olarak hangi yaşta olursa olsun herkesin bir fikri, fikirleri olduğuna inanıyoruz. Okullarımızda herkesin fikirlerinin yargılanmadan, özgürce ifade edildiği, tartışıldığı bir eğitim ve sosyal ortam oluşturmaya odaklanıyoruz.

ide’nin eğitim yaklaşımına ve güvenli ortamına değer katan en büyük unsurların başında eğitim kadromuz geliyor. Her biri uzun yıllardır eğitim dünyasının içerisinde yer alan, benzersiz tecrübeye sahip eğitim ve idareci kadromuz öğrencilerimizi yarınlara hazırlıyor. ide’de eğitim kadromuz dünyadaki en güncel gelişmeleri takip edip uygulayarak öğrencilerimizin sadece Türkiye’de değil, dünyada da yetkin bireyler olarak yetiştirilmesi için kendilerini sürekli geliştiriyor.

Okul-öğrenci-aile uyumuna büyük önem veren bir kurum olarak sadece öğrencilerimizle değil, velilerimizle de açık, net bir iletişim kurmayı ve aynı dili kullanmayı önemsiyor ve bunu gerçekleştirmek için gerekli platformları ve yaklaşımları hayata geçiriyoruz.