Psikolojik Sağlamlık Nasıl Kazanılır?

25.05.2021

Psikolojik Sağlamlık Nasıl Kazanılır?

Psikolojik Sağlamlık, pandemi nedeniyle son zamanlarda karşımıza sıkça çıkan ve bilim dünyasının ilgisini çeken bir kavram haline gelmiştir. Nasıl oluyor da aynı durumları yaşayan insanların bazıları eski hallerine hızlıca kavuşurken bazıları çok zorlanıyor? Nasıl oluyor da aynı durumları yaşayan insanların bazıları eski psikolojik durumlarına hızla kavuşabiliyorken bazıları çok zorlanıyor?

Psikolojik sağlamlık, olumsuzluklara karşı hazırlıklı olma, stres ve travmayla başa çıkabilme, zor koşullara uyum sağlama, yıkıcı deneyimlerden bir şeyler öğrenerek başa çıkma ve gelişme kapasitesidir. Hem ruhsal, hem de fiziksel esneklik ve dayanıklılıktır. Stres altında, strese rağmen yüksek performans gösterebilme, psikolojik sağlam kişilik özelliği olarak tanımlanır. Zorluklar karşısında yıkılmama, olumsuzluklar geçince eski haline dönebilme becerisidir. Kırılmadan bükülebilme, olay geçtikten sonra da eski şekline dönebilme kapasitesidir.

Herkesin strese, değişime verdiği cevap ve patoloji geliştirme olasılıkları farklıdır. Toparlanabilme becerisine sahip kişiler stres altında bile fizyolojik, psikolojik ve sosyal olarak daha hızlı şekilde eski dengelerine kavuşurlar. Bireylerin ruhsal alt yapıları sağlam olmadan zorlukları atlatabilme gücünden bahsedilemez. Psikolojik sağlam kişilerin, kendilik yapıları sağlamdır;  diğer insanlarla sağlam ilişkiler kurabilirler. Kolay uyum sağlarlar, yani esnektirler. Psikolojik olarak sağlam kişiler hayatlarıyla ilgili sorumluluk alır, kader ile hayatını belirlemek arasındaki farkı anlarlar.

Psikolojik sağlamlık için  kişinin geleceğe umutla bakması, dostluklar kurmaya çalışması, korkularıyla yüzleşmesi, sorunlardan kaçmak yerine çözmeye çalışması ve yapamadıklarından öğreneceği şeyler olduğunun farkında  olması önemlidir. Olumsuz deneyimi tekrar yapıcı bir şekilde kurgulaması, sosyal destek araması ve alması, vücudunu egzersiz, iyi beslenme ve yeterli uykuyla sağlıklı tutmaya çalışması gerekli koşullar arasında yer alır.

Stresin Nörobiyolojisi

Modern hayatın stres kaynakları atalarımızın yaşadığı stres kaynaklarından oldukça

farklı olsa da sinir sistemimiz değişmemiş ve aynı kalmıştır. Dolayısıyla atalarımızın verdiğimiz tepkilerin aynılarını modern dünya içinde vermeye devam ediyoruz: Kaç ya da Savaş!

Yeni ve alışılmamış durumlar, fiziksel, duygusal veya ruhsal bütünlüğümüzü tehdit eden durumlar, belirsizlik, önemsediğimiz olaylar üzerinde kontrolümüzün olmaması temel stres kaynaklarındandır. Tehlikeyi algılayan beynimiz böbrek üstü bezlerimize gönderdiği sinyaller ile stres hormonları (adrenalin, kortizol) salgılamamıza neden olur. Bu hormonlar hayatta, tetikte kalmamıza ve kendimizi korumamıza yardımcı olan hormonlar olmasına rağmen sürekli salınım halinde olması uyku problemlerine,biyolojik rahatsızlıklara, bağışıklık sistemine zarar verebilir.

Psikolojik sağlamlık sürekli mutlu olmak ve hiç üzülme, hayat üzülmeye değmez, sen yaparsın sürekli şükret gibi kavramlarla ilgili değildir. Bu ve benzeri cümleleri kendinize söylüyorsanız veya birileri size söylüyorsa aslında sinir sistemine yarayan bir şey değildir. Hatta çok üzgün olduğunuz zamanlarda size böyle seyler söyleniyorsa buyuk ihtimal sinirlenme duygusu ortaya çıkacak ve anlaşılmadığınızı hissedeceksinizdir. Psikolojik sağlamlık, bir olumsuz durum sonrası yaşanan bir depresyon olabilir, hastalık, stresli bir durum şu anda içinde deneyimlemekte olduğumuz salgın dönemi olabilir ve bu gibi durumlarda toparlanabilme yeteneğidir.Yaşadığımız olay bizi hırpaladıysa bile sonrasında bizim ruhsal olgunlaşmamıza yardımcı olabilir.Bu duruma travma sonrası büyüme denmektedir. Psikolojik sağlamlık eski halimize geri dönebilme ve bu durum bazen bizi büyütüyorsa olumsuz olayların şahane çıktılarından biri haline gelmektedir. 

Psikolojik Sağlamlık Geliştirme Stratejileri

  • Duygumuza yakından cesaretle, şefkatle, merakla bakıyor olmak. Duygumuzdan kaçmak değil duygumuzu kabul etmek.
  • Olayları açıklarken kontrol edebileceğimiz noktalara odaklanmak. (Davranışınız size yardımcı mı oluyor zarar mı veriyor?)
  • Sosyal ilişkiler içinde var olmak. İnsanoğlu sosyal bir canlıdır ve ancak ilişkiler içinde var olabilir ve kendini gerçekleştirebilme fırsatı yakalayabilir. Sinir sistemimiz ve duygularımızı düzenleyebilmenin en önemli faktörlerinden biri, başkaları ile ilişki kurmak, sosyalleşmektir.
  • Özgeci bir tutum benimseyip başkalarının yararına, gönüllü şeyler yapmak.
  • Beynin nöroplastisite özelliğinin farkında olup zihnin olumsuza takılma alışkanlığını bozmak, olumluya yönelik yeni nöral, snaptik ağlar, ana yollar oluşturmak.
  • Terapotik yaşam biçimi değişimleri yapmak .Egzersiz, sağlıklı diyet, meditasyon, bilinçli farkındalık, nefes çalışmaları sinir sistemimiz üzerinde doğrudan etki yaratır.

ide okulları

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü

Önerilen Kaynaklar:

Beden Kayıt Tutar, Bessel A. Van Der Kolk

Vücudunuz Hayır Diyorsa, Gabor Mate

 

Diğer yazılar

Çocuk Gelişiminde Babanın Rolü

04.04.2019

Çocuk Gelişiminde Babanın Rolü

Babalık rolü tıpkı annelik gibi çocuğa sahip olmayı istemekle başlar. Her iki eşin de çocuk sahibi olmaya karar vermeleri kendilerini bu göreve hazır hissetmeleri önemlidir. Etkin bir baba rolü çocukların her türlü gelişimlerine olumlu etki eder. Ahlak ve inanç sistemine dair değerler, çocuğun otorite ile olan ilişkisi baba üzerinden şekillenir. Özgüven, akademik başarı, sorumluluk, aidiyet duygusu, cinsel kimlik oluşumu ve başka birçok değerin kazanılmasında babalar kilit rolü oynar. Babasıyla arası iyi olan, onun desteğini hisseden çocuklar daha özgüvenli ve kendini daha gerçekçi değerlendirebilen bir kişilik yapısı kazanabilir. Baba cesaretlendirdiği kadar, sağlıklı sınırlar da koyan kişidir. Baba bir işin yapılmasına cesaretlendirirken, aynı zamanda nerede durulması gerektiğini de hatırlatan kişidir. Çocuğa cesareti ve kendi sınırlarını aynı anda öğretebilendir.

Çocuğunuza Meslekten Önce Yetkinlik Gerek

12.02.2018

Çocuğunuza Meslekten Önce Yetkinlik Gerek

Hepimiz çocukluğumuzda şu soruyla karşılaştık: Büyüyünce ne olacaksın?

logo
Neden İde?


ide olarak hangi yaşta olursa olsun herkesin bir fikri, fikirleri olduğuna inanıyoruz. Okullarımızda herkesin fikirlerinin yargılanmadan, özgürce ifade edildiği, tartışıldığı bir eğitim ve sosyal ortam oluşturmaya odaklanıyoruz.

ide’nin eğitim yaklaşımına ve güvenli ortamına değer katan en büyük unsurların başında eğitim kadromuz geliyor. Her biri uzun yıllardır eğitim dünyasının içerisinde yer alan, benzersiz tecrübeye sahip eğitim ve idareci kadromuz öğrencilerimizi yarınlara hazırlıyor. ide’de eğitim kadromuz dünyadaki en güncel gelişmeleri takip edip uygulayarak öğrencilerimizin sadece Türkiye’de değil, dünyada da yetkin bireyler olarak yetiştirilmesi için kendilerini sürekli geliştiriyor.

Okul-öğrenci-aile uyumuna büyük önem veren bir kurum olarak sadece öğrencilerimizle değil, velilerimizle de açık, net bir iletişim kurmayı ve aynı dili kullanmayı önemsiyor ve bunu gerçekleştirmek için gerekli platformları ve yaklaşımları hayata geçiriyoruz.