Çocuk Gelişiminde Babanın Rolü

04.04.2019

Babalık rolü tıpkı annelik gibi çocuğa sahip olmayı istemekle başlar. Her iki eşin de çocuk sahibi olmaya karar vermeleri kendilerini bu göreve hazır hissetmeleri önemlidir. Etkin bir baba rolü çocukların her türlü gelişimlerine olumlu etki eder. Ahlak ve inanç sistemine dair değerler, çocuğun otorite ile olan ilişkisi baba üzerinden şekillenir. Özgüven, akademik başarı, sorumluluk, aidiyet duygusu, cinsel kimlik oluşumu ve başka birçok değerin kazanılmasında babalar kilit rolü oynar. Babasıyla arası iyi olan, onun desteğini hisseden çocuklar daha özgüvenli ve kendini daha gerçekçi değerlendirebilen bir kişilik yapısı kazanabilir. Baba cesaretlendirdiği kadar, sağlıklı sınırlar da koyan kişidir. Baba bir işin yapılmasına cesaretlendirirken, aynı zamanda nerede durulması gerektiğini de hatırlatan kişidir. Çocuğa cesareti ve kendi sınırlarını aynı anda öğretebilendir.

Babalık işlevi zorunludur, baba, anne-çocuk ilişkisinin dışında ‘üçüncü kişi’ olarak rolü üstlenir. Çocuk ile anne arasında iç içe geçmiş bir ilişki vardır. Baba, çocuk ve anne arasına girerek mesafeyi sağlar. Bu mesafe sayesinde çocuk, erkek ve kız olma kimliğini sağlıklı olarak edinir. Baba; anneyi çocuğa, çocuğu anneye yasaklar, ayırıcı rol oynar. Baba ancak annenin kabul etmesi durumunda bu rolü üstlenebilir. Anne-baba-çocuk üçgeni bu anlamda büyük önem taşır. Tüm yaşam bu üçgendeki ilişkiler üzerine kurulmuştur. Çocuğun zihinsel, fiziksel ve sosyal gelişimi, büyümesi, gelecekteki yaşamı, iş ve özel hayatı, aile yapısı kişiler arası ilişkileri anne-baba-çocuk ilişkisinin sonucudur ve ailesinde yaşadığı ortama göre şekillenir.

Bir çocuğun yaşamında annenin ve babanın rolü farklıdır. Hiçbir ebeveyn bir diğerinin rolünü de taşıyabilecek güçte değildir. Her ebeveyn kendi sınırları içerisinde çocuğun benlik algısını ve özgüvenini oluşturmasında destek verir.

Baba İle ilişkiler

Çocuğun cinsel kimliği anne-babayı taklitle ortaya çıkar. Babanın cinsel kimlik gelişimine etkileri en çok araştırılan konulardan biridir. Özellikle erkek çocuğun kendi cinsiyetine ilişkin rolleri benimsemesinde babanın büyük önemi olduğunu gösteren; babanın kapsayıcılığı, sevgisi ve şefkati, evdeki kuralları koyan kişi oluşu gibi etmenler erkeksi gelişimi etkileyen en önemli faktörlerdir. Babaları ile olan ilişkileri kız çocuklarının da cinsel gelişimini etkilemektedir. Babanın kabulü ve desteği, kabul edilme hissinin temelini oluştururken, bunun yanı sıra erkeksi ve yetkin bir baba ile etkileşimde bulunmak kız çocuk için karşı cinsle ilişkisine yansıtabileceği temel bir deneyim oluşturmaktadır. Kızlar babalarıyla olan iletişimleri sayesinde bir yandan karşı cinse özgü davranışların ne olduğunu, kendilerine nasıl davranılması gerektiğini öğrenirken bir yandan da erkeklere nasıl davranması gerektiğini öğretmektedir. Babası ile ilişkileri iyi olan kızların karşı cinsle ilişkilerinin daha olumlu gelişme eğilimi gösterdiği bilinmektedir.

Baba rolünün yoksunluğunda, o rolü doldurabilecek bir erkek modelin çocuğun hayatında olması onun sağlıklı bir cinsel kimlik kazanımında oldukça önemlidir. Erkek çocuk anneyle kurduğu yakın ilişkiden babaya yönelerek bağımsızlaşır. Erkek çocuk kendi cinsel kimliğini babayla geçireceği vakitlerde kazanır. Onu örnek alır, erkeklerin dünyasını onunla öğrenir. Erkek çocuk annesini sever fakat annesi babasına aşık olduğu için babasına benzemek ister. Babası gibi davranarak annesinin ilgisini çekmek ister. Kız çocuk ise babasını sever fakat babası annesine aşık olduğu için annesine benzemek ister. Bu rol model alma modelinin geçerli olabilmesi için anne ve babanın aşk, sevgi, ilgi içeren ilişkilerinin çocuk tarafından farkediliyor olması gerekmektedir. Aksi durumda erkek çocuk babasının yerini alır, annesinin yanında eş/erkek olur, bebekliğindeki tüm güçlülüğü devam ettirir. Bu durum ise, hayatında kurallara uyamama, sorunlar karşısında sağlıklı çözümler getirememe, kontrol edilemeyen duygusal taşkınlıklara sebep olabilmektedir.


Aile ortamında baba rolünün eksikliği veya yetersizliği çocukta kayıp duygusunu yaratır. Baba işlevinin yokluğundan yani karar veren, koruyan, disipline eden, çocuğun sosyalleşmesini sağlayan rollerin aksaması manevi kayıplardır ki bunların başında güven eksikliği gelir. Çünkü çocuk için baba=güven’dir. Bu ihtiyaç erkek çocuklarda erillik rolünün tam olarak öğrenilmesi konusunda önem taşırken, kızlarda da erkek rolünü tanıması ve olumlu bir hayat imajı için gerekli olmaktadır. Dolayısıyla herhangi bir kayıp durumunda, ailedeki veya yakın çevredeki güvenilir bir erkek figürünün (dayı, amca vb.) çocukla kaliteli ve rutin zaman geçirmesinin olumlu şekilde çocuğun gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Ergenlik Dönemi

Çocuğun babaya olan ihtiyacı ergenlik döneminde de devam eder. Ergenliğe geçişte, ailesinden yeterli anlayışı ve desteği bulamayan bir çocuk, sosyal alanda zayıflık hissi yaşar ve bunun sonucunda kendini kötü hissetmeye başlayabilir. Toplum içine çıkmak istemez, içine kapanır ve orada kendisine mutlu bir hayal dünyası kurar. Dış dünyaya olan bu güvensizliği, aslında kendine olan güvensizliğin bir yansımasıdır. Babanın yakın ilgisi, ergenin sert hareketlerini yumuşatacak; kalbini sevgi ile doldurarak gençlik sıkıntılarını hafifletecektir. Bu doğrultuda, çocuğun ruhsal gelişimi için babanın verebileceği iki önemli hediye vardır: sevgi ve zaman. Araştırmalar babalarından ilgi ve sevgi gören çocukların daha sosyal olduklarını, arkadaşlarıyla sağlıklı ilişkiler kurabildiklerini, liderlik özellikleri taşıdıklarını ve uyumlu olduklarını gösteriyor.

Akademik Gelişim

Anne-baba tutumları çocukların okul başarısında çok önemli bir yere sahiptir. Özellikle babanın aile içindeki varlığı ve etkin katılımcı tutumu çocukların, zihinsel gelişimindeki çözümleme becerisine, zeka seviyesine, dil zekasına ve akademik başarısına olumlu yönde etki etmektedir. Babalar, annelere kıyasla çocuğun bağımsız davranmasını, çevresini keşfetmesini daha cesaretlendirici bir tutum içinde olduklarından, çocukların zekasını olumlu yönde yönlendirmektedirler. Kısıtlayıcı bir babanın çocuğun zeka gelişimine etkisi ise olumsuz yönde olmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre babanın ilgisi ve yakınlığı ile büyüyen çocukların akademik performanslarının daha yüksek olduğu yönündedir. Babadan yeteri kadar ilgi gören çocukların öz güven duyguları ve iç kontrol mekanizmaları gelişmiş olduğundan dolayı çocuklarda benlik saygısı-akademik benlik, çalışma sorumluluklarının yüksek olduğu görülmektedir. Baba, askerlik ya da iş gereği aileden uzun süre ayrı kaldığında ise özellikle erkek çocukların okul başarılarının düştüğü, daha güvensiz, anneye daha bağımlı oldukları ve davranışlarında farklılıklar gözlendiği tespit edilmiştir.

Babayla çocuk arasındaki sağlıklı iletişimde esas nokta; saygı, ilgi, dinleme ve anlamadır. Babaların, çocuklarıyla iyi bir iletişim kurması bu noktada oldukça kıymetlidir.

ide okulları                                  
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü

 

Kaynak

Yavuzer, H.(2011), Ana- Baba Okulu-Ana Baba Eğitimi ve Aile İçi İletişim Becerileri, Remzi Kitabevi, İstanbul.

-Saygılı, S.(2015), Babacığım Neredesin, Turdev Yayın Grubu, İstanbul

-Saygılı, S.(2013), Baba Olma Sanatı, Zafer Yayınları, İstanbul

-Dieter Thoma, (2011), Babalar-Modern Bir Kahramanlık Hikayesi, İletişim Yayınları, İstanbul

-Catherine Mathelin, (2010), Freud’a Ne Yaptık da Çocuklarımız Böyle Oldu?, Kitap Yayınevi, İstanbul



Diğer yazılar

Çocuğumun Mutlu Olmasına Nasıl Katkı Sağlarım?

15.11.2019

Çocuğumun Mutlu Olmasına Nasıl Katkı Sağlarım?

Her ebeveynin ortak isteği çocuklarının mutlu bireyler olmasıdır. Mutlu hissedebilmeyi destekleyen unsurlardan biri de pozitif bakış açısına sahip olmaktır. Pozitif bakış açısını yakalayan çocukların kendinden emin ve başarılı oldukları da araştırmalarca kanıtlanmıştır.

İDE OKULLARI - SEÇTİĞİNİZ OKUL ÇOCUĞUNUZA UYGUN MU

15.09.2017

İDE OKULLARI - SEÇTİĞİNİZ OKUL ÇOCUĞUNUZA UYGUN MU

Okul seçimi anne babaların en zorlu kararlarından biri.

logo
Neden İde?


ide olarak hangi yaşta olursa olsun herkesin bir fikri, fikirleri olduğuna inanıyoruz. Okullarımızda herkesin fikirlerinin yargılanmadan, özgürce ifade edildiği, tartışıldığı bir eğitim ve sosyal ortam oluşturmaya odaklanıyoruz.

ide’nin eğitim yaklaşımına ve güvenli ortamına değer katan en büyük unsurların başında eğitim kadromuz geliyor. Her biri uzun yıllardır eğitim dünyasının içerisinde yer alan, benzersiz tecrübeye sahip eğitim ve idareci kadromuz öğrencilerimizi yarınlara hazırlıyor. ide’de eğitim kadromuz dünyadaki en güncel gelişmeleri takip edip uygulayarak öğrencilerimizin sadece Türkiye’de değil, dünyada da yetkin bireyler olarak yetiştirilmesi için kendilerini sürekli geliştiriyor.

Okul-öğrenci-aile uyumuna büyük önem veren bir kurum olarak sadece öğrencilerimizle değil, velilerimizle de açık, net bir iletişim kurmayı ve aynı dili kullanmayı önemsiyor ve bunu gerçekleştirmek için gerekli platformları ve yaklaşımları hayata geçiriyoruz.