26.12.2024
Annenin Çocuğun Hayatındaki Rolü
Çocuk gelişimi, çok yönlü bir süreçtir ve her aşamasında çevresel faktörler, genetik miras ve kişisel deneyimler önemli bir rol oynar. Ancak, bu sürecin en temel taşlarından biri, çocuğun ilk bağlanma figürü olan annedir. Anne, çocuk için yalnızca bir bakım ve güven kaynağı değil, aynı zamanda duygusal, bilişsel ve sosyal gelişiminin şekillenmesinde merkezi bir role sahiptir.
Çocuk gelişiminin ilk yıllarında, anne ile kurulan bağ, çocuğun güven duygusunu oluşturur. Güvenli bağlanma, çocuğun ilerleyen yaşlarında duygusal düzenlemeyi, diğer insanlarla sağlıklı ilişkiler kurmayı ve kendilik duygusunu geliştirmeyi mümkün kılar. Annenin sürekli ve dikkatli bir şekilde çocuğun ihtiyaçlarına cevap vermesi, çocuğun dünyayı güvenli bir yer olarak algılamasına yardımcı olur.
Annenin çocukla olan etkileşimi, duygusal zekanın ve empati yeteneğinin gelişmesinde çok önemlidir. Annenin çocuğun duygusal hallerine duyarlı olması, onun duygusal ifadelerini anlaması ve uygun tepkiler vermesi, çocuğun duygusal düzenlemesini ve sosyal becerilerini güçlendirir. Ayrıca, annenin davranışları ve tutumları, çocuğa doğru ve yanlış arasındaki farkları öğretirken, sosyal normları ve empatiyi anlamasına da katkı sağlar.
Annenin çocukla yaptığı konuşmalar, dili öğrenme sürecinde kritik bir rol oynar. Anne ile yapılan etkileşimler, çocuğun kelime dağarcığını geliştirir, dil becerilerini pekiştirir ve bilişsel gelişimin temelini atar. Annenin sorular sorması, yönlendirmeleri ve çocukla sürekli etkileşimde bulunması, çocuğun düşünme yetisini ve problem çözme becerilerini teşvik eder.
Çocuğun annesiyle olan ilişkisi, onun özgüveninin temelini atar. Anne, çocuğa sevgi, takdir ve güven vererek, onun kendine güvenmesini sağlar. Aynı zamanda, annelerin çocuklarına sağladığı güvenli ortam, onların bağımsızlıklarını geliştirmelerine olanak tanır. Anne, çocuğun denemelerine ve hata yapmasına olanak tanıyarak, özgüveninin gelişmesine yardımcı olur.
Anne, çocuğun dünyasında ilk rol modelidir. Çocuk, anne davranışlarını gözlemleyerek sosyal becerileri, değerleri ve tutumları öğrenir. Özellikle annelerin çocuğa karşı sabırlı, sevgi dolu ve saygılı tutumları, çocuğun gelecekteki ilişkilerini ve davranışlarını derinden etkiler.
Annenin çocuk gelişimindeki rolü, sadece bir bakım görevlisi olmanın ötesindedir. Annenin sevgisi, ilgisi, tutumu ve etkileşimleri, çocuğun fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimini doğrudan şekillendirir. Çocuğun sağlıklı bir birey olarak yetişmesi için anne-çocuk ilişkisi hayati önem taşır ve bu ilişkinin temelleri, çocuğun geleceği üzerinde kalıcı etkiler bırakır.
Doğum, bir çocuğun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biridir. Ancak bu süreç, sadece fiziksel doğumla sınırlı değildir. Annenin çocuğuna doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası sağladığı bakım ve ilgi, çocuğun gelişimi üzerinde derin izler bırakır. Annenin etkisi, sadece biyolojik değil, aynı zamanda duygusal, psikolojik ve sosyal açıdan da çocuğun şekillenmesinde kritik bir rol oynar.
Annenin hamilelik dönemi, bebeğin sağlıklı gelişimi için temel bir aşamadır. Annenin genel sağlığı, beslenmesi, ruh hali ve stres düzeyi, bebeğin gelişimini doğrudan etkiler. Stres hormonları, anne karnındaki bebek üzerinde etkili olabilir; aşırı stres, bebeğin beyin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir ve ilerleyen yaşlarda duygusal problemler veya davranışsal bozukluklara yol açabilir. Ayrıca, annenin hamilelikteki beslenme alışkanlıkları, bebeğin fiziksel gelişimi, bağışıklık sistemi ve hatta gelecekteki öğrenme kapasiteleri üzerinde uzun vadeli etkiler bırakabilir.
Doğum anı, yalnızca fiziksel bir olay olmanın ötesindedir; bu, çocuğun annesiyle ilk yüz yüze temas kurduğu andır. İlk temas, genellikle çocuğun annesiyle kuracağı ilk bağın temellerini atar. Anne ile bebek arasındaki bu erken dönemdeki cilt teması, sevgi ve güven duygularının gelişmesine yardımcı olur. Ayrıca, doğum anı, annenin çocukla kuracağı ilk bağlanma deneyiminin başlangıcıdır. Emzirme, göz teması, anne kokusu gibi faktörler, güvenli bağlanmanın oluşması için önemlidir.
Doğumdan sonraki ilk aylarda, bebek yalnızca temel fizyolojik ihtiyaçlarını değil, aynı zamanda duygusal ihtiyaçlarını da karşılamak için annesine ihtiyaç duyar. Anne, bebeğin açlık, uyku, ağlama gibi işaretlerine duyarlı şekilde yanıt verdiğinde, bebek dünyaya güvenli bir şekilde bağlanmaya başlar. Bu bağlanma, çocuğun duygusal güven duygusunun gelişmesinde kritik bir rol oynar. Eğer anne bebeğin ihtiyaçlarına tutarlı bir şekilde cevap verirse, bebek kendini güvende hisseder ve bu, ilerleyen yıllarda duygusal ve sosyal gelişimi üzerinde olumlu bir etki yaratır.
Annenin bebekle olan etkileşimi, sadece fiziksel bakım sağlamakla sınırlı değildir. Bebeğin duygusal gelişimi, annenin ses tonuyla, yüz ifadeleriyle ve bedensel dilini kullanarak onunla kurduğu sürekli etkileşimle şekillenir. Anne, çocuğun duygusal durumlarına tepki verirken, ona empati, sevgi ve güvenli bağlanma ile ilgili önemli mesajlar iletir. Bu süreç, çocuğun ruhsal sağlığı için temelleri atarken, sosyal becerilerin gelişmesine de yardımcı olur. Bebek, annenin yansıttığı duygusal hali taklit ederek sosyal etkileşimleri öğrenmeye başlar.
Annenin bebeğiyle kurduğu konuşmalar, beyin gelişimi üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Henüz sözel becerilerini geliştirmeyen bebek, annesinin sesini ve kelimeleri tanıyarak dil öğrenme sürecinin ilk adımlarını atar. Özellikle, annenin bebeğiyle yaptığı sesli etkileşimler (şarkılar söyleme, konuşmalar yapma, bakışlarla iletişim kurma) çocuk için temel dil becerilerinin gelişmesini sağlar. Bebek, dil öğrenmeye başladıkça, dünyayı anlamlandırma yeteneği de artar.
Anne, sadece çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz, aynı zamanda psikolojik olarak da çocuğun gelişimine katkı sağlar. Anneyle sağlanan güvenli bağlanma, çocuğun duygusal düzenlemesini kolaylaştırır. Güvenli bağlanma, çocuğun dünyayı güvenli bir yer olarak algılamasını, başkalarına güvenmesini ve duygusal olarak kendini sağlam hissetmesini sağlar. Bu bağlanma, çocuğun stresle başa çıkma becerilerini ve sosyal ilişkiler kurma yeteneğini de geliştirir.
Annenin Model Olması
Anne, doğumdan itibaren çocuğun ilk rol modelidir. Çocuk, annesinin davranışlarını gözlemleyerek sosyal becerileri ve duygusal ifadeleri öğrenir. Annenin duygusal zekası, sabrı, sevgi ve ilgisi, çocuğun dünya ile kuracağı ilişkilerin temelini atar. Ayrıca, annelerin çocuklarına sunduğu sınırlar ve tutarlı disiplin, çocuğun davranışlarını yönlendirecek ve doğru sosyal becerileri geliştirmesine yardımcı olacaktır.
Doğum anı ve sonrasındaki ilk yıllar, çocuğun gelişiminde çok kritik bir dönemdir. Anne, çocuğuna sadece fiziksel bakım sağlamaz; aynı zamanda duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimi için temel bir yapı taşını oluşturur. Annenin sevgisi, ilgisi ve tutumları, çocuğun güven duygusunu inşa eder ve sağlıklı bir kişilik gelişiminin temelini atar. Annenin etkisi, çocukla kurduğu ilk bağdan başlayarak, onun tüm yaşamı boyunca süren bir rehberlik sağlar.
Çocuklar, doğdukları andan itibaren çevrelerinden ve özellikle ebeveynlerinden büyük ölçüde etkilenirler. Annenin davranışları, tutumları ve değerleri, çocuğun karakterinin gelişmesinde kritik bir rol oynar. Çocuk, anneyi ilk rol model olarak kabul eder ve anne, onun sosyal becerilerini, değerlerini ve dünya görüşünü şekillendiren en önemli figürlerden biridir. Bu nedenle, anne ve diğer yetişkinlerin bilinçli olarak nasıl bir model sundukları, çocuğun gelişiminde kalıcı izler bırakır.
Çocuğun annenin model almasını sağlamak için izlenmesi gereken bazı temel yollar şunlardır:
Çocuklar, doğrudan sözcüklerden çok, gözlemler yoluyla daha fazla öğrenirler. Annenin her davranışı, çocuğa bir mesaj gönderir. Bu yüzden, anne her zaman pozitif, tutarlı ve sağlıklı davranışlar sergileyerek çocuğuna örnek olmalıdır.
Çocuk, annenin nasıl iletişim kurduğuna bakarak doğru iletişim becerilerini öğrenir. Dürüstlük, açık iletişim ve saygılı bir dil kullanımı, çocuğun ilerleyen yaşlarda sağlıklı ilişkiler kurmasını sağlayacaktır. Anne, çocuğuyla açık bir şekilde konuşmalı ve yaşına uygun açıklamalarla sorunları çözmelidir.
Duygusal İfadeler: Anne, duygularını ifade ederken, çocuğuna duygularını nasıl tanıyıp isimlendireceğini öğretir. Anne bir konuda hayal kırıklığına uğradığında, bu duygusunu çocukla paylaşarak, duygusal farkındalık yaratır.
Dinlemek ve Anlamaya Çalışmak: Anne, çocuğunun düşüncelerine değer vererek dinlediğinde, çocuğu da empatik ve anlayışlı bir dinleyici olmaya teşvik eder.
Çocuk, anne ve babasından, kuralların ve sınırların nerede başlayıp bittiğini öğrenir. Bu süreçte, anne çocuklarına disiplin uygular fakat bunu sevgi, saygı ve anlayış çerçevesinde yapmalıdır. Ceza yerine, olumlu pekiştirme ve açıklama yoluyla çocuk, davranışlarının sonuçlarını anlamalıdır.
Tutarlılık: Çocuklar, kuralların ne zaman ve hangi şartlar altında geçerli olduğunu anlamalıdır. Anne, tutarlı bir şekilde davranarak çocuğunun bu kurallara uymasını sağlar.
Olumlu Yönlendirme: Olumsuz bir davranışı düzeltmek yerine, çocuklar pozitif davranışlarla ödüllendirilmeli ve yapmaları beklenen davranışlar açıkça anlatılmalıdır.
Çocuk, güvenli bir bağlanma ilişkisi kurarak anneye güvenmeyi öğrenir. Anne, çocukla sağlıklı bir bağ kurarak, ona duygusal güvenlik sağlar. Bu bağ, çocuğun annenin öğretilerini ve değerlerini benimsemesini kolaylaştırır.
Fiziksel ve Duygusal İletişim: Anne, çocuğuna fiziksel yakınlık göstererek (sarılma, öpme, sevgi sözcükleri kullanma) ona güven verir. Bu tür güvenli bağlanma davranışları, çocuğun duygusal düzenlemesini de kolaylaştırır.
Koşulsuz Sevgi: Anne, çocuğuna her koşulda sevgi gösterdiğinde, çocuk kendini değerli ve sevilen bir birey olarak hisseder. Bu güven, çocuğun hayata karşı daha sağlam bir duruş sergilemesine yardımcı olur.
Çocuk, anneyle geçirilen kaliteli zaman sırasında birçok değer ve beceri öğrenir. Bu ortak deneyimler, çocuğun annenin değerlerini içselleştirmesinde önemli bir rol oynar. Annenin birlikte oynadığı, konuştuğu, keşfettiği ve öğrenmeye çalıştığı bir ortam, çocuğun sağlıklı gelişimine katkıda bulunur.
Birlikte Aktivite Yapmak: Anne ve çocuk birlikte oyunlar oynayarak, işbirliği yapmayı, sırayla davranmayı ve birlikte keyifli zaman geçirmenin değerini öğrenir.
Zorluklarla Birlikte Baş Etmek: Annenin, günlük hayatın zorluklarıyla başa çıkarken gösterdiği tutum, çocuğa sorun çözme becerilerini ve dayanıklılığı öğretir. Bu tür durumlarda çocuğun da düşünme ve çözüm üretme yetenekleri desteklenir.
Anne, çocuğuna yaşına uygun sorumluluklar vererek, ona kendi yeteneklerini keşfetme fırsatı sunar. Bu, çocuğun özgüvenini ve bağımsızlık duygusunu geliştirir.
Küçük Görevler: Ev işlerinde, günlük rutinlerde çocuğa küçük görevler verilmesi, sorumluluk duygusunun oluşmasına yardımcı olur. Örneğin, masa kurmak, oyuncakları toplamak gibi basit görevler, çocuğun aktif katılımını ve anneye duyduğu saygıyı pekiştirir.
Anne, çocuğunun düşünce sürecini önemseyerek, ona seçenekler sunmalı ve karar verme yetisini geliştirmelidir. Çocuk, anneyi model alarak, kendi düşüncelerini ve duygularını daha iyi analiz etmeyi öğrenir.
Soru Sorma ve Tartışma: Anne, çocuğuna farklı seçenekler sunarak, karar vermesini sağlar. Bu süreç, çocuğun mantıklı düşünmesini ve sonuçlar hakkında düşünmesini teşvik eder.
Çocuğun annenin model alması, bilinçli ve tutarlı bir yaklaşım gerektirir. Anne, her durumda sağlıklı davranışlar sergileyerek, çocuklarına doğru değerleri öğretir. Pozitif tutumlar, açık iletişim, güvenli bağlanma ve doğru disiplin teknikleri ile çocuk, annesinin model aldığı kişi haline gelir. Böylece, anne yalnızca bir bakım veren değil, aynı zamanda çocuğunun yaşamını şekillendiren ve ona sağlıklı bir yön veren bir öğretici olur.
Çocuğun Gelişiminde Annenin Rolünü Desteklemek İçin Neler Yapılabilir?
Anne, çocuğun gelişiminde en önemli figürlerden biridir. Çocuğun fizyolojik, duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimi büyük ölçüde annenin sağladığı ortam ve etkileşimlerle şekillenir. Ancak, annenin rolünü desteklemek ve bu süreçte ona yardımcı olmak, hem anneye hem de çocuğa fayda sağlayacaktır. Aşağıda, çocuğun gelişiminde annenin rolünü desteklemek için yapılabilecek bazı önemli adımlar yer almaktadır.
Anneye Psikolojik ve Duygusal Destek Sağlamak
Çocuğun sağlıklı gelişimi, annenin duygusal sağlığıyla doğrudan ilişkilidir. Annenin ruh halinin, stres seviyesinin ve genel psikolojik durumunun, çocuğun gelişimine olan etkisi büyüktür. Bu nedenle, annelerin stresli ya da depresif hissettiklerinde desteklenmesi çok önemlidir.
Destekleyici Sosyal Ağı Güçlendirme: Aile üyeleri, arkadaşlar ve yakın çevre, anneye duygusal destek sunarak onun stresini azaltabilir. Bir annenin yalnız hissetmemesi, kendini daha güvende ve güçlü hissetmesini sağlar.
Bireysel Zaman Sağlama: Annenin kendi ihtiyaçlarını karşılaması, örneğin hobileriyle ilgilenmesi ya da yalnız kalması için zaman yaratması, onun psikolojik sağlığı için önemlidir. Bu da çocuğa daha sağlıklı bir bağ kurma fırsatı sunar.
Erken Yaşta Eğitim ve Öğrenme Ortamı Sağlamak
Çocukların gelişiminde annenin rolü, onların bilişsel ve dil gelişimi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Çocuğa erken yaşta uygun öğrenme ortamı sağlanması, annenin çocuğun gelişimine katkı sunmasının en etkili yollarından biridir.
Dil Gelişimi Desteği: Anne, çocuğuyla sürekli olarak konuşarak ve etkileşimde bulunarak dil gelişimini destekler. Annenin konuşma tarzı, çocuğun kelime dağarcığını geliştirmede ve dil becerilerinin pekişmesinde kritik rol oynar.
Zihinsel Uyarım: Çocuğun zihinsel gelişimini desteklemek için oyunlar, kitaplar, bulmacalar ve diğer eğitici materyaller kullanılabilir. Annenin çocukla birlikte okuma saatleri, yaratıcı oyunlar oynaması, çocuğun hayal gücünü ve düşünme becerilerini geliştirebilir.
Pozitif Disiplin ve Sınır Koyma
Çocukların duygusal ve sosyal gelişimi, anne tarafından sağlanan disiplinle doğrudan ilişkilidir. Ancak disiplinin cezalandırma değil, rehberlik ve öğretme şeklinde olması gereklidir. Anne, çocuğa sevgi ve anlayışla rehberlik ederek onu doğru davranışlar sergilemeye yönlendirebilir.
Tutarlı ve Sevgili Bir Yöntem: Çocuğa sınırlar koyarken, anne tutarlı olmalı ve neyin kabul edilebilir, neyin kabul edilemez olduğunu net bir şekilde açıklamalıdır. Sınırlar ve kurallar tutarlı bir şekilde uygulandığında çocuk güven duygusu geliştirir.
Olumlu Pekiştirme: Çocuk doğru davranışlar sergilediğinde övgü ve takdir almak, davranışları pekiştirir. Olumlu pekiştirme, çocuğun öz güvenini arttırır ve ona doğru davranışların ödüllendirileceği mesajını verir.
Fiziksel ve Duygusal Güvenlik Sağlamak
Çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için fiziksel ve duygusal güvenli bir ortamda büyümesi gerekir. Anne, çocuğa güvenli bir alan sunarak, ona fiziksel ve duygusal olarak ihtiyaç duyduğu desteği sağlar.
İyi Bir Uyku Düzeni: Çocuğun sağlıklı bir uyku düzeni, fiziksel ve bilişsel gelişimi için son derece önemlidir. Anne, çocuğun uyku ihtiyaçlarını karşılayarak, düzenli bir uyku alışkanlığı edinmesine yardımcı olabilir.
Duygusal Destek: Anne, çocuğunun duygusal ihtiyaçlarına duyarlı olmalı ve ona sevgisini her koşulda göstermelidir. Çocuk, sevgi ve ilgiyle büyüdüğünde, kendine güvenen ve sağlıklı bir birey olarak gelişir.
Ebeveynlik Becerilerini Geliştirmek İçin Eğitim ve Destek Almak
Anneler, ebeveynlik becerilerini geliştirebilmek için çeşitli eğitim ve destek programlarından yararlanabilirler. Bu tür eğitimler, annenin çocuk gelişimi hakkında bilgi edinmesini ve daha bilinçli bir şekilde yaklaşım sergilemesini sağlar.
Çocuk Gelişimi Eğitimleri: Annenin, çocuk gelişimi, psikoloji, disiplin ve ebeveynlik konularında bilgi edinmesi, ona daha etkili rehberlik etme becerisi kazandırır. Bu tür eğitimler, annenin karşılaştığı zorluklarla başa çıkabilmesi için de faydalıdır.
Destek Gruplarına Katılım: Diğer annelerle bir araya gelmek ve deneyim paylaşmak, anneye yalnız olmadığını hissettirir ve yeni fikirler edinmesine yardımcı olabilir. Aile danışmanları veya terapistler ile yapılan bireysel ya da grup çalışmaları da annenin psikolojik olarak güçlü olmasına yardımcı olabilir.
Sağlıklı ve Dengeli Bir Yaşam Tarzı Sunmak
Anne, çocuğunun gelişimi için sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemelidir. Bu, çocuğun hem fiziksel hem de zihinsel gelişimi üzerinde doğrudan etkiye sahiptir.
Sağlıklı Beslenme: Çocuğun gelişimi, sağlıklı bir beslenme düzenine bağlıdır. Anne, çocuğunun dengeli beslenmesine özen göstererek, onun sağlıklı büyümesini destekleyebilir. Ayrıca, annenin kendi beslenmesine de dikkat etmesi, çocuğa sağlıklı alışkanlıklar kazandırması açısından önemlidir.
Fiziksel Aktivite: Anne, çocuğu fiziksel olarak aktif olmaya teşvik etmelidir. Düzenli yürüyüşler, oyunlar ve açık hava aktiviteleri, çocuğun hem bedensel gelişimini hem de psikolojik sağlığını olumlu yönde etkiler.
Ebeveyn-Çocuk Bağını Güçlendirmek
Çocuğun gelişimi, anne ile güçlü bir bağ kurmasına dayanır. Annenin çocuğuyla vakit geçirmesi, ona sevgi göstermesi ve duygusal bağ kurması, çocuğun güven duygusunu ve kendilik değerini artırır.
Birlikte Kaliteli Zaman Geçirme: Anne, çocuğuyla kaliteli zaman geçirerek onunla bağ kurabilir. Bu, birlikte oyun oynamak, sohbet etmek veya birlikte okuma yapmak gibi aktiviteler olabilir. Bu tür zamanlar, çocuğun kendini değerli ve sevilen hissetmesini sağlar.
Farkındalık ve Kendine İyi Bakma
Anne, kendi ihtiyaçlarına da dikkat etmelidir. Bir annenin duygusal ve fiziksel sağlığı, çocuğuna olan ilgisini ve bakımını doğrudan etkiler. Kendine bakım yapmak, annenin daha mutlu, daha sağlıklı ve daha dengeli bir birey olmasını sağlar.
Kendi İhtiyaçlarına Özen Gösterme: Anne, kendi psikolojik ve fiziksel ihtiyaçlarını göz ardı etmemeli, gerektiğinde yardım almalı ve kendine zaman ayırmalıdır. Bu, annenin daha sağlıklı bir ebeveyn olmasını sağlar.
Çocuğun gelişiminde annenin rolünü desteklemek, hem anne hem de çocuk için son derece faydalıdır. Ailenin genel olarak daha sağlıklı bir ortam sunması, çocuğun fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimini olumlu yönde etkiler. Ebeveynlerin, özellikle annelerin, çocukları için sağlıklı bir gelişim ortamı yaratmaları, onların hayat boyu sürecek güvenli bağlar kurmalarına ve sağlıklı bireyler olarak yetişmelerine yardımcı olur.
ide okullarında annenin çocuğun gelişimi üzerindeki etkisini geliştirmek için neler yapıyoruz?
Okulun sunduğu eğitim, kaynaklar, psikolojik destek ve ebeveynle işbirliği, annenin çocuğunun gelişimini en iyi şekilde desteklemesine olanak tanır. Annenin güçlendirilmesi ve doğru bilgilendirilmesi, çocuğun sağlıklı ve dengeli bir şekilde büyümesine katkı sağlar.
Annenin çocuğun gelişimi üzerindeki etkisi ile ilgili kaynak önerilerimiz:
KAYNAKÇA
Diğer yazılar
08.05.2024
Çocuğumla “Arkadaş Gibi” Olmalı Mıyım?
“Ben çocuğumla arkadaş gibiyim.” cümlesini bir övgü olarak çevremizde duyuyor ya da kullanıyor olabiliriz. Bu ifadeye genellikle “Ben babamla hiçbir şey paylaşamazdım.” “Bana her şeyi anlatabilmeli ancak annesi olduğumu unutmamalı.” cümleleri eşlik eder.
13.02.2023
Depremin Ardından Çocuklara Destek Olmak!
Çocuklar dünyanın güvenli bir yer olduğunu hissettikleri takdirde fiziksel, duygusal ve bilişsel olarak sağlıklı gelişim gösterebilirler. Özellikle 3-6 yaş grubu çocuklar henüz hayatın acımasız gerçekleriyle baş etmeye hazır değildirler. Depreme dair temel bilgileri olmasına rağmen yaşananları anlamlandırmakta zorlanırlar. Okul çağı çocukları (7-10 yaş) ise somut açıklamalarla bilgilendirilme ihtiyacındadırlar. Bu yaş grubu çocuklara yer kabuğunun hareketliliği ve depremin nasıl bir doğa olayı olarak ortaya çıktığını çok fazla coğrafi detaya girmeden anlatabilirsiniz
ide olarak
hangi yaşta olursa olsun herkesin bir fikri, fikirleri olduğuna inanıyoruz. Okullarımızda
herkesin fikirlerinin yargılanmadan, özgürce ifade edildiği, tartışıldığı bir eğitim ve sosyal
ortam oluşturmaya odaklanıyoruz.
ide’nin eğitim yaklaşımına ve güvenli ortamına değer
katan en büyük unsurların başında eğitim kadromuz geliyor. Her biri uzun yıllardır eğitim
dünyasının içerisinde yer alan, benzersiz tecrübeye sahip eğitim ve idareci kadromuz
öğrencilerimizi yarınlara hazırlıyor. ide’de eğitim kadromuz dünyadaki en güncel gelişmeleri
takip edip uygulayarak öğrencilerimizin sadece Türkiye’de değil, dünyada da yetkin bireyler
olarak yetiştirilmesi için kendilerini sürekli geliştiriyor.
Okul-öğrenci-aile uyumuna
büyük önem veren bir kurum olarak sadece öğrencilerimizle değil, velilerimizle de açık, net bir
iletişim kurmayı ve aynı dili kullanmayı önemsiyor ve bunu gerçekleştirmek için gerekli
platformları ve yaklaşımları hayata geçiriyoruz.