Ödev Yapmak Zorunda Mıyım?

27.12.2022

Okul yaşamı, çocuğu hayata hazırlayan uzun bir dönemi kapsar. Okula başlamak, çocuk için sosyal çevreye ve hayata atılan ilk büyükadımdır. Hayatta etkin olabilmenin yolu, insanların olayları ve nesneleri düzenleyebilme başarısına bağlıdır. İşte okul da bunun kazanılması için çocuk adına önemli bir fırsattır. Kitaplar, ödevler, notlar, bilgiler, zaman... Tüm bunları doğru düzenlemeyi öğrenen çocuk, okul dışındaki hayatını da bu düzende ve kalitede yaşayacaktır. Bilgiyi edinmeyi değil, bilgiyi yönetmeyi ve kullanmayı öğrenmesi çocuk için gerçek başarıyı getirecek etmendir.

Ödev; öğrencinin gelişimini sağlamak amacıyla öğretmenler tarafından verilen öğrenme etkinlikleri olarak tanımlanabilir. Ödevin amacı öğrencileri yeni konulara hazırlamak, öğrenmeyi kolaylaştırmak, öğrenilenleri gözden geçirmek, pekiştirmek, günlük yaşama aktarmak, aktif öğrenmeyi sağlamaktır. Bu süreçte öğrencilere ödev yapma sorumluluğu da kazandırılmaktadır. Ödev yaparken; amaç belirleme, planlama, karar verme, mevcut kaynakları kullanma, bağımsız çalışma, kendine güvenme gibi beceriler geliştirilmektedir. Bunun yanında iletişim kurma, kaynaklardan faydalanma, bilgiye ulaşma ve kullanma becerilerini de geliştirmektedir. Ödevi özenle yapma ve zamanında teslim etme alışkanlığı ile başarma duygusunu tatma da ödevin getirdiği kazanımlar arasındadır.

Kısaca ödevler öğrencilerin;
*Yönergeleri anlama ve izlemeyi öğrenme,
*Bir işe başlama ve tamamlamayı öğrenme,
*Zamanı iyi kullanma ve yönetmeyi öğrenme,
*Giderek bağımsız çalışmayı öğrenme,
*Çalışma ve başarısıyla gurur duymayı öğrenme gibi çeşitli becerilerini geliştirmelerine katkı sağlamaktadır.

Araştırmalar ödevlerini düzenli yapan öğrencilerin diğerlerine göre okulda daha başarılı olduklarını göstermektedir. Araştırmalarla ortaya konmuş yararlarına karşın anne ve babalar için okul döneminde yaşanılan en tatsız sorunlardan biri çocukların ödev yapma konusunda gösterebildiği isteksizliktir. “Ödevini yap” demekten yorulan ebeveynler, bu konuda çocuklarıyla zaman zaman çatışmaya bile girerler. Bazı çocuklar öğretmenin verdiği ödevleri okuldan geldikten kısa bir süre sonra bitirirken, bazılarında sürekli bir erteleme hali görülür. Şu çizgi filmi izledikten sonra, şu oyunu oynadıktan sonra, yemek yedikten sonra...

Akşam geç saat olduğunda bitmemiş ödevler, tam yatacakken hatırlanan sorumluluklar hem çocuk için hem anne baba için çatışma ve stres kaynağı oluşturmaktadır. Dolayısıyla ödev yapma sürecini doğru yönetmek, ödevin çocuğa sağlayacağı katkıyı alabilmesinin tek yoludur. Pek çok şeyde olduğu gibi çocuğun ödev yapma sürecinde de ne yaptığından çok ‘nasıl yaptığı’ fark yaratmaktadır. Ödevden edinilen kazanım öğrencinin okul seviyesi, ödevin niteliği ve ailenin sürece dahil olma şekli gibi pek çok etmenle ilişkilidir. Ödevleri öğrenci seviyesine uygun olarak tasarlamak; ders tekrarı, derse hazırlık, uygulama ve yaratıcılık gibi farklı alt alanlarda sunarak çeşitlilik sağlamak öğretmenin görevi iken, ödevin yapılma sürecinde uygun rehberliği çocuğa sunmak da ailenin görevidir.


Ödevlerin etkin bir şekilde yapılmasını garantilemek istiyorsak ödevin yapılıp yapılmamış olması ile ilgilenmek yerine öncelikle öğrencinin ödev motivasyonu,
öz düzenleme becerileri ve sorumluluk duygusu kazanımına odaklanmamız gerekir.

Ebeveynlerin Görevi Ne Değildir?

  • Ödevi sıklıkla sorgulamak ve hatırlatmak çocuğun duyarsızlaşmasına ve isteksiz hale gelmesine sebep olur.
  • Çocuğunuz ödev yaparken sürekli yanında olup müdahale etmeniz özdisiplin geliştirmesini engeller.
  • Yaptığı çalışmanın daha mükemmel olması beklentisi ve yanlış cevapları ya da güzel olmayan yazıları sildirip, tekrar yazdırmak çocukta yeterlilik duygusunun gelişimini engeller. Biliyoruz ki hatalar çocuk için geliştirici rol oynar ve kendi öğrenme sürecinde etkin rol alması için en büyük araçtır. Çocuğumuza hata yapma şansını vermeliyiz.
  • Çocuğumuzun ödevini onun adına yapmak neyi bilip neyi bilmediğini tespit etmesini, öz farkındalık ve sorumluluk duygusu geliştirmesini engeller.

Ebeveynlerin Görevi Ne Olmalıdır?

  • Öncelikle genel bir sorumluluk bilinci kazandırmak adına ödev dışında da çocuğun yaşına uygun sorumluluklar aldığından emin olmalıyız. Biliyoruz ki çocuklar kendine yetebilmenin, davranışlarının sonuçlarını üstlenebilmenin keyfini alırsa verilen görev ve ödevleri içten gelen bir motivasyonla yaparlar. Eğer sorumluluk kavramı ile ilk kez ödevler sebebiyle karşılaştıysa tatsız bulacak ve isteksiz olacaktır.
  • Çocuğun ödev yapma motivasyonu öğrenme motivasyonu ile de ilintilidir. Ödevin kontrol değil keşfetme aracı olduğunu unutmamalıyız. Çocuğumuzu yönlendirirken ‘Ödevini yaptın mı?’ gibi tekrar eden sorular sormak yerine ‘Bu ödev sana ne öğretti?’ ‘Öğretmenin bu ödevi sana neden vermiş olabilir?’ gibi sorgulama ve düşünme becerilerini geliştirici sorular sormalıyız.
  • Eğer çocuğunuz ödevde ne istendiği ya da nasıl bir yol izlemesi gerektiğini kestiremiyorsa sorduğu soruları içtenlikle cevaplayın. Fakat verdiğiniz desteği yol gösterme ve rehberlik etme seviyesinde tutmanız önem taşımaktadır.

  • Çocuğunuzun ödevini yapmak için kendisine uygun ortamı sağladığından emin olun. Dikkatini dağıtan çevresel faktörleri fark ettiğinizde ortadan kaldırabilirsiniz.
  • Çocuğunuz zamanını yönetmekte zorlanıyorsa, ders programını takip etmesi için ona vermeniz, günlük plan ve rutin oluşturmasına yardımcı olmanız organize olmasına yardımcı olacaktır.
  • Ödev yapmanın da bir öğrenme süreci olduğunu çocuğumuza anlatmalıyız. Bunu bir zorluk olarak görmek yerine, problem çözmenin getirdiği mutluluğu yaşamasını, okuduğu yeni bir hikayenin keyfini çıkarmasını sağlamak önceliğimiz olmalıdır. Ödevleri bittikten sonra yeni hikayeyi size anlatmasını istemek, problemleri doğru çözdüğünde onu olumlu sözcüklerle motive etmek, bu duyguların gelişmesine yardımcı olur. Kuracağımız motivasyon cümleleri ‘Ne kadar akıllısın’ gibi geliştirici olmayan cümleler değil 'Problem zordu fakat sen çözmek için çok uğraştın ve başardın’ gibi çabasını vurguladığımız cümleler olmalıdır.
  • Çocuğunuz ödevlerini sizin yapmanızı bekliyor ya da yapmakta direniyorsa onun sorumluluğunda olduğunu hatırlatmalı, zorlayıcı olmadan ve çatışmaya girmeden kendi sorumluluğuna bırakmalıyız.
  • Ödevin yapılmamış olması ya da eksik/yanlış yapılmış olması öğretmeni tarafından geribildirim verilmesi gereken bir durumdur.
  • Sunduğunuz desteğe karşın ödev yapmak konusunda süreklilik gösteren bir direnci ve isteksizliği varsa ya da kısa ödevlerde bile farklı sebeplerle çok uzun zaman harcıyorsa öğretmeni ile paylaşılarak sorunun kaynağı tespit edilmelidir. Ödev yaparak geçirilen uzun süreler daha fazla verim demek değildir.

 

 

Kaynaklar

Canter, Lee et Hausner,Lee (1995) Devoirs sans larmes, Guide à l’intention de parents pour motiver les enfants à faire leurs devoirs et à réussir à l’école, Les éditions de la Chenelière inc., 1995, p. 4

Corno, L. (2000). Looking at homework differently, The Elementary School Journal, 100, 529– 548. Cooper, H. (2001). Homework for All – In Moderation, Educational Leadership,58(7),34–39.

Lemire, Gilles (2005). Fondements théoriques 1 Assises constructiviste, socio-constructiviste et cognitiviste, Université Laval,http://www.cours.fse.ulaval.ca/fr

Trautwein, Koller, (2003). The relationship between homework and achievement »,Educational psychology review, n°15 (2) – juin 2003, p 115 - 145

Trautwein, U.; Lüdtke, O.; Schnyder, I.; Niggli, A.(2006) Predicting homework effort: Support for a domain-specific,multilevel homework model. J. Educ. Psychol. 98, 438–456

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ozgur-bolat/cocuklar-neden-odev-yapmaz-27438975

 

ide okulları Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü

Diğer yazılar

Çocuklarda Duygu Yönetimi

27.02.2024

Çocuklarda Duygu Yönetimi

Duygular, yaşadığımız olaylara verdiğimiz içsel tepkilerdir. Kişinin düşünceleri, anıları ve hayalleri tarafından şekillenirler.

Çocuğunuzun Asıl Gücü “Soft” Becerilerde

26.02.2018

Çocuğunuzun Asıl Gücü “Soft” Becerilerde

Yarının liderleri, yetkinlik grubunu doğru kurgulayan ve etkili biçimde geliştirenler olacak.

logo
Neden İde?


ide olarak hangi yaşta olursa olsun herkesin bir fikri, fikirleri olduğuna inanıyoruz. Okullarımızda herkesin fikirlerinin yargılanmadan, özgürce ifade edildiği, tartışıldığı bir eğitim ve sosyal ortam oluşturmaya odaklanıyoruz.

ide’nin eğitim yaklaşımına ve güvenli ortamına değer katan en büyük unsurların başında eğitim kadromuz geliyor. Her biri uzun yıllardır eğitim dünyasının içerisinde yer alan, benzersiz tecrübeye sahip eğitim ve idareci kadromuz öğrencilerimizi yarınlara hazırlıyor. ide’de eğitim kadromuz dünyadaki en güncel gelişmeleri takip edip uygulayarak öğrencilerimizin sadece Türkiye’de değil, dünyada da yetkin bireyler olarak yetiştirilmesi için kendilerini sürekli geliştiriyor.

Okul-öğrenci-aile uyumuna büyük önem veren bir kurum olarak sadece öğrencilerimizle değil, velilerimizle de açık, net bir iletişim kurmayı ve aynı dili kullanmayı önemsiyor ve bunu gerçekleştirmek için gerekli platformları ve yaklaşımları hayata geçiriyoruz.